İLKYARDIM
Denizde veya teknede hastalanan veya yaralanan kişiye profesyoneller tarafından tıbbi yardım yapılıncaya kadar anında ve teknede bulunanların olanaklarıyla yapılan geçici müdahaleye teknede ilkyardım denir. İlkyardım oldukça kapsamlı bir konu olduğundan biz en temel başlıkları göz önünde bulunduracağız.
Teknede ilkyardım için bulunması önerilen malzeme listesi:
- Hazır alkollü mendil ve alkol,
- Mide gazı ve ekşimelere karşı tablet,
- Ağrı kesici tablet,
- Antibiyotikli krem,
- Kaşıntı giderici losyon, jel ve tablet,
- Deniz tutmasına karşı ilaç,
- Sıvı ve elektrolit kaybını giderici (dehidratasyon) toz,
- Amonyak,
- Kişisel ilaçlar,
- Gazlı bez (yara üstünü kapatmak için),
- Antiseptik solüsyon,
- Makas,
- Lastik turnike,
- Eldiven,
- Elastik bandaj,
- Yapışkanlı bant.
Temel yaşam desteği uygulanması: Temel yaşam desteği gerekip gerekmediğinin saptanması için hava yolu açıklığı, solumum ve dolaşım kontrol edilir.
Kalp masajı: Kalp atış hızı dakikada ortalama 60-70tir. Kalp durmasında nabız alınamaz, Göz bebekleri genişler, cilt solar, solunum belirtisi yoktur. Hasta ağrılı uyarılara cevap vermez. Bu durumda kalp masajı ilk 3–5 dakika içerisinde yapılmalıdır.
Kalp masajı yapılacak kimse sırtüstü, düz, sert bir zemine yatırılır. Bir yanına diz çökülür. Göğüs kemiği alt kısmına yumrukla birkaç kez vurulur. Eğer boyundan nabız alınmazsa kalp masajına başlanmalıdır. Göğüs kemiğinin 1/3 alt kısmına bir elin avuç kısmı dik konurken, diğer el bileğe yakın kısmında bu elin üzerine yerleştirilir.

Kalp masajı oturuş, yatış ve ellerin pozisyonu
Kollar dik, dirsekler bükülmeden göğsü 4-5cm çökertecek şiddette aşağı bastırılır. Dakikada 60 kez tekrarlanır. Kalp masajı işlemi tek kişiyle yapılırsa 2 kez solunum (ağızdan ağza ya da ağızdan buruna) ve ardından 15 kalp masajı, iki kişiyle yapılırsa 1 suni solunum ve ardından 5 kalp masajı yapılır. Kalp masajına kan dolaşımının geri geldiği nabız kontrolü ile fark edilene kadar devam edilir.
Suda Boğulma: İster tuzlu suda ister tatlı suda boğulma olsun yapılacaklar aynıdır. Boğulma sırasında soluk borusunun kasılmasına bağlı olarak çok az miktarda su akciğere gider. Soğuk havada suda boğulanlarda 20–30 dakikalık zaman geçse bile yapay solunum ve kalp masajına başlanmalıdır.
Kanama tedavisi:
1- Direk Basınç uygulama: En basit ve en etkili yoldur. Kanayan bölgenin üzerine mikropsuz bir gazlı bez ile elin avuç kısmı ile baskı uygulanır. Kanama nedeniyle bezin dış kısmı ıslanırsa bez kaldırılmadan üzerine bir bez daha konarak baskı uygulanır.
2- Basınç Noktalarına Baskı: Büyük damarların kolayca bastırılarak kan akımının kesilebileceği noktalarına baskı uygulanarak kanama durdurulabilir bunlar genellikle nabız noktalarıdır.
Güneş yanıkları: Uzun süre güneş altında kalma sonucu genellikle derinin üst kısmının kızarması ve çok ağrılı olması ile seyreder. Yanık yüzeye hiçbir şey örtülmez. Soğuk su ağrıyı azaltır. Hastaya bol sıvı verilir. Kabarcıklar patlatılmaz yanık alanındaki kolye yüzük bilezik vs. çıkartılmalıdır. Elbiseler kesilerek çıkartılmalı sıyrılmamalıdır.
Deniz tutması: Deniz tutmasının nedenleri içinde korku ve endişe de olduğundan, korku ve endişe yaratacak hareketlerden kaçınmak gerekir. Halsizlik, bulantı ve kusma görülür. Güçsüzlük ve dengesizlik ile gözlerini kapatarak yatma isteği vardır. Tekne içi yerine güvertede bulunmalı ve ufka bakılırken, dalgalara ve hareket eden cisimlere bakmamak gerekir. Çok ağır yememek, alkol almamak önemlidir. Deniz tutuğu zaman açlığa bağlı kan şekeri düşeceğinden bisküvi, muz gibi gıdalar önerilir. Asitli gıdalar tercih edilmez. Sık sık az sıvı ile yiyecek takviyesi yapılır. Kusan kişi yalnız bırakılmaz, güvertede otururken emniyet halatıyla bağlanır. Fazla hareket ettirilmez. Öğürtü ile birlikte kan gelirse bunun tahrişe bağlı olduğunu anlatıp sakinleştirmek gerekir.
Sıcak çarpması: Sıcak, nemli ve rüzgârsız havalar sıcak çarpmasına neden olabilirler. Vücut ısı ayarlama görevini yapamadığı zaman vücut sıcaklığındaki artış (39˚—41˚), yüzde kızarıklık, nabız ve solunumda artma, sinirlilik, bilinç bulanıklılığı, uyku hali, bilinç kaybı ve koma oluşur. Deri kırmızı ve kurudur, kişi sıcak ortamdan uzaklaştırılır, giysileri çıkartılır, vücudunu soğutmak için ıslak havlu ve çarşaf kullanılır.
Hipotermi: Soğuk su ortamında bulunan kişilerin vücut sıcaklığı düşmeye başlar. Soğuk suyun etkisiyle vücut sıcaklığı 35˚C altına düşmeye başladığı anda kişinin hayatı tehlikeye girmeye başlar. Hipotermi başladığında hızla gelişir ve 35—32˚ arasında tireme, 32—29˚ kas hareketlerinde azalma, 29˚’nin altında şuur kaybıyla devam eder. Vücut sıcaklığı 25˚ ye düştüğü zaman kanı vücuda pompalayan “miyokard” kası çalışmaz hale gelir ve ölüm gerçekleşir.
Hipotermi tedavisinde amaç vücut sıcaklığının kaybını önlemek ve kaybedilmiş sıcaklığı geri kazandırmaktır. Tedavi için kişi soğuk su, nemli, rüzgârlı ortamdan uzaklaştırılarak 20—25˚ ısıda cereyansız, fakat havadar bir mekâna alınır. Kişi titremiyorsa ağızdan ağza yapay solunuma başlanmalı ve aynı zamanda, nabız atışları şah damarından kontrol edilmeli, nabız atışları duyulmuyorsa ve kalbin çalışmadığı kanısına varılmışsa, yapay solunumla beraber aynı zamanda kalp masajı uygulanmalıdır.
Kanında şeker düzeyi düşük olan kişilere, tercihen glikozlu veya çok şekerli sıcak sütlü çay veya kakao yudumlatılabilir. Şuuru açık olmayan kişiler için bu geçerli değildir çünkü bu kişilerin refleksleri zayıfladığı için yutak çalışamaz durumdadır ve besinler yutamadıkları için boğulabilirler.
Kesintisiz süren tedavi işlemleri sonucu kazazedenin üstündeki ıslak giysiler kuru giysilerle değiştirilmelidir. Hastaya kesinlikle alkol verilmemelidir. Çünkü önceleri vücutta yapay bir sıcaklık yaratsa bile sonra vücudun soğuğa karşı reaksiyonlarını zayıflatıp, yok edip vücut sıcaklığını düşürür.
Kundaklama metodunda kişi kendi ürettiği ısıyla vücudunu ısıtır. Bunu gerçekleştirmek içinde, önce ıslak giysiler çıkartılıp yumuşak bir havluyla kurulanır, varsa yünlü giysiler giydirilerek önce bir naylon örtüyle sarılır, böylece buharlaşmaya engel olunur ve sonra tercihen yünden mamul iki battaniye kullanılarak, yüzü açıkta kalacak şekilde kundaklanır ve rahat bir yatağa yatırılır. Üçüncü bir battaniye ile üstü örtülür ve kendine gelinceye kadar tıbbi kontrol altında tutulur.
Bumba çarpması: Yelkenli teknelerde rastlanabilecek ve yelkenli teknelerin belki de en tehlikeli yanıdır. Özellikle rüzgârın sert olduğu havalarda meydana gelen istem dışı kontrolsüz kavançalarda bumba çok sert bir şekilde bir yandan diğerine gider ve çok tehlikeli bir hal alır.
Bumbanın kafaya çarpmasıyla yaralanma ve şişme görülebilir. Kişide ağrı, kemiklerde şekil bozukluğu, gözaltında – kulak arkasında morarma, burun veya kulaktan kan veya sarımsı – pembe sıvı gelmesi, göz bebeklerinde eşitsizlik kafa kırığını düşündürür. Şiddetli baş ağrısı, hafıza kaybı, güçsüzlük, çift görme, baş dönmesi, hafıza kaybı beyin sarsıntısına işarettir.
Buruna bumbanın çarpması sonucu burun kanamsı ve burun kırığı oluşabilir. Yine göz bölgesine bumbanın çarpması sonucu gözde kanlanma, şişme, etrafında morluklar ve ağrı olabilir. Bunlara karşı soğuk kompres uygulanır. Görmede bulanıklık varsa gözde hasarlanma olduğu düşünülür. |